Aylak Martılar, Balkon ve Ay'ın Evreleri

Selam blog.

2016 Eylül ayından beri Ay'la çok haşır neşir olmaya başladım. Bunda elbette tele lens sahibi olmanın etkisi yadsınamaz. İşte lensi yeni alınca bir heves Hasat Dolunayını çekmiştim, ilerleyen zamanlarda ise Süper Ay'ı izlemiştim. Eh kış ayları malum hava kapalı diye gökyüzüne pek bakmadan geçirdik ama bahar ayları ile birlikte devam edeyim dedim.

Şimdi beni tekrar Ay fotoğrafları çekmeye teşvik eden şey, aslına bakarsanız bahar ayları filan değil. Basbayağı yeni evin balkonu. Bu balkon konusu daha önce çektiğim yıldırım fotoğraflarında da geçmişti zaten. 




Balkona çıkıyorum, manzara bu. Aslında İstanbul şartlarını düşünürsek baya şanslıymışız bu eve çıkarken. Üstteki fotoğrafı ve bu alttaki fotoğrafı çektiğim tarih 29 Mart:

*****

Aradan 1 ay geçip takvimler 28 Nisan'ı gösterdiğinde ise Hilal, Aldebaran ile denk geliyor. Bu fotoğrafı biraz fazla pozlamam gerekti Aldebaran'ı belirgin yakalayabilmek için: 
Hilal ve Aldebaran

Ve Taurus, veya Boğa Takımyıldızı da o akşam belirgindi. Buraya ekleyince detaylar gidiyor ne yazık ki biraz.

*****

Evet gördüğünüz üzere, karşı apartmanların bacalarında aylaklık eden martılar misafirim oldu. Bakın bu fotoğraf da yine ~1 ay sonrası, 27 Mayıs akşamı çekildi:

Aslında yalnızca Ay'ı çeksem fotoğraflar yalın kalacağı için böyle misafirler güzel oluyor kompozisyon açısından. 

1 gün sonra, yani 28 Mayıs'ta Hilal, önceki geceye göre biraz daha şişkindi. Ay'ın yüzeyini belirginleştirmek için çok az kırptım:

Bu akşam bulutlu olduğu için üstelik, bulutların hareketini çekebilmek için olayı videoya dökeyim istedim. Daha önce Süper Ay başlığında bahsettiğim üzere, Sony A57, video moduna girince fokal çarpanı 1.86 oluyor. Video çekerken yine çok işime yaradı bu özelliği.

*****

Haziran'a girdik. 2 Haziran gecesi, Ay artık daha geç battığı için havanın karardığı saatlerde balkonun ön cephesine geliyor. O yüzden mavi tonlara veda ettim. Yine biraz kırpıldı fotoğraf:
İlk dördün

Ay'ı izlemek çok güzel. Elbette çoğu akşam fotoğrafını çekmeden sadece izliyorum. Her akşam çekersek buna disk dayanmaz. Zaten doğrusu da bu. Her şeyi hemen çekip birilerine göstermek, anı yaşamadan tüketmek yolunda hızla ilerliyoruz. Bakalım ne zaman tiksineceğiz bu şeylerden...

Yorumlar