İstiklal Caddesinden Kar Manzaraları

Selam blog.

Yine epeydir yazmıyorum bir şey. 2017 oldu yıl. Ama yazacak bir şey de yok açıkçası. Evde pinekliyoruz. Burası fotoğraf günlüğü değil mi? Fotoğraf çekmiyorsam burada ne paylaşacağımpeki? Neyse ki böyle durumlarda kış mevsiminin en güzel olayı yardımıma yetişiyor: kar. Bakın bu önceki senelerde de böyle olmuştu: 2013-14 kışı, 2014-15 kışı.

Neyse ki bu sene sadece işe gidip gelirken gördüklerim dışında başka şeyler çekebilecektim, üstelik son bilmem kaç yılın en şiddetli kar yağışı olacaktı bu. Bari Beyoğlu'na ineyim dedim ben de. Elbette Beyoğlu dediğin aslında epey geniş olduğundan İstiklal Caddesi ve çevresi diyerek tatlıya bağlıyorum.

7 Ocak 2017:




9 Ocak 2017:

Aklıma fantastik bir fikir gelmişti. Bir rezidansta yaşamadığıma göre İstanbul'a tepeden bakabileceğim en iyi yerlerden birisi Galata Kulesiydi. Kuleye çıkacak (4 yıldır ilk defa üstelik), üzerine beyaz örtü serilmiş Karaköy, Galata Köprüsü ve sair çekecektim.

Ve fakat kazın ayağı öyle değildi. Daha kuleye girince yetkili abiler, boşuna çıkma bir şey göremezsin, demişti ama gelmişken çıkayım diye direttim. Sonuç böyle tabi:


Sonra aşağı indim. Köpekler halden anlayan canlılardır, fotoğrafa malzeme mi lazım? Yardıma koşarlar her zaman. Bakın ben normalde kendi çektiğim fotoğraflarımı genelde pek beğenmem. Ama bu köpekler uzun zaman sonra en sevdiğim fotoğraflarımdan birisi oldu, tatmin oldum yani baya.


Derken Galata'dan İstiklal Caddesine döneyim dedim.



Arada kahve molası filan da verdim tabi. Yalnız burada şöyle bir sakatlık çıkıyor. Tamam kahve içerek ısınmak iyi hoş ama soğukta çekim yaptıktan sonra birden sıcak bir mekana girince ekipmanlar buğulandı. Öyle ki lensin ön camı  sadece dışarıdan değil içeriden bile buğu yaptı. Bir süre bekleyip kurunduktan sonra ağır hareketlerle Taksim'e doğru devam ettim.




Öyle işte. 

Yorumlar