Çeşme'de Hafta Sonu Koşusu

Selam blog.

Bu yaz aslında bakarsanız ya da önceki yıllarla kıyaslarsanız diyelim, deniz anlamında verimli geçti diyebilirim. Yani tamam, İstanbul'da yaşadığımızı ve çalışan insanlar olduğumuzu düşünürsek, öyle gibi. Malum koşmayı seviyoruz Eylem'le. Geçen sene ilkbaharda Bozcaada'ya gidip koşmuştuk, bu kez istikametimiz Çeşme oldu. Tarih seçimi elbette elimizde olan bir şey değildi. Ama Ekim başı değil de Eylül başı olsaydı kimse koşamazdı herhalde. Nihayetinde güney illerinde yaz öyle ha deyince bitmiyor. Ben Çanakkale'de bile Ekim ayında denize girmiştim. O yüzden bu etkinliği kaçıramazdık. Uçağa atlayıp gittik.

Gece vardık otele. Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra, buraya Eylem de ben de ilk defa geldiğimiz için koşu saatine kadar ufak bir keşif yapalım dedik.



Yarış buradan, Çeşme Meydanından start alacaktı:

Yani aslında yarış dediğimiz 5K bir şey (Fun Run diye geçiyor). Zaten bizim derece iddiamız hiç olmadı. Böyle etkinlikler sayesinde farklı şehirleri gezmek, eğlenmek mesele. Fakat yine de start öncesi bütün ciddiyetimizle başlangıç noktasında boy gösteriyoruz:

Dediğim gibi, takvimler Ekimi göstermesine rağmen sıcak. 5K'ya katılmamız iyi olmuş. Yarı maraton ve üzeri koşanlara saygı duyuyorum hep ama bu coğrafyada 21K koşanları ayrı bir kıskandım. Fakat bizim gibi hobi koşucuları için 1K bile daha uzun olsa yoldan toplamaya kamyon tutmaları lazım gelirdi organizatörlerin. Bir şekilde finişi görüyor, hatıra madalyalarımızı takıyoruz:

Arkadaşlar esas güzellik ise finiş çizgisinin Paparazzi Beach'te bitiyor olması. Benim aslında böyle beach, kulüp vs kültürüm pek yoktur ama burayı düşünmeleri iyi olmuş. Zaten diğer kulüpler sezonu kapatmış, koy tenha ve su hala ılık. Yarış sonrası çok iyi geliyor bünyeye:

Buralarda akşamı ediyor, otele dönüyoruz. Gün batımına yetişemedik ama Eylem yolda bunu çekti. Telefon fotoğrafçılığını ilerletti bana kalırsa.

Sonra şehrin sokaklarında geziyor, akşam yemeği yiyoruz.

*****

Ertesi gün, Çeşme'nin başka plajlarını keşfetmek üzere yola çıkıp, Ilıca plajına gidiyoruz. Sezon bitmiş arkadaşlar. Kimsecik yok desek yeridir. Biz de öyle dala çıka fotoğraflar çekelim diye uğraşırken Eylem benle bu sevimli balığı aynı kadraja sığdırmayı başarıyor:

Bunları yine aksiyon kamerayla çektim. Kabul edelim ki SJ5000x fotoğraf işinde pek başarılı değil. Neyse ki önceki gün ve bugün kısa bazı videolar kaydetmeyi ihmal etmiyorum. Burada yine kısa bir klip var bu görüntülerden oluşan.



Tamam sezon biz bitti demeden bitmez diyoruz da, arada bulutlar geçiyor, rüzgar esiyor filan derken aslında biraz üşüdük. O yüzden akşamı etmeden merkeze geri dönüyoruz. Gelmişken Çeşme Kalesine çıkalım diyoruz biz de:
Eylem telefonu ile fotoğraf çekerken
Buradan şehir böyle görünüyor:

Sonra başka ziyaretçilerden bizi çekmesini rica ediyoruz:

Derken kaleden ayrılıyor ve yine akşamı ediyoruz. Sonrası yeme-içme fasılları vesaire.

*****

Sonraki sabah dönüş uçuşu için İzmir'e gitmek üzere otelden ayrılıyoruz. Bu arada, Kerman Otel diye mütevazi bir otelde kaldık. Sezon sonu diye midir bilmiyorum ama çok pahalı değildi ve fiyatına göre beklentimizin üzerinde bir hizmet aldık diyebilirim. Odamızın balkonundan manzara şöyleydi:

İzmir'de geçirecek fazladan 1-2 saatimiz olduğu için gelmişken Konak Meydanına uğrayalım dedik bir de.

Sonrası uçak, eve dönmek, çantaları boşaltıp çamaşır makinesine yönelmek. Aslında yaptığımız şey basit, ilerde buraya dönüp bakınca gülümsetecek anılar biriktirmek arkadaşlar:

Öyle değil mi?

Yorumlar