Fotoistanbul'un Ardından

Evet arkadaşlar, bu muazzam festival geçtiğimiz günlerde bitti. Ben de elbette fotoğraf meraklısı birisi olarak gidebildiğim kadar bütün sergilere gittim, söyleşilere katıldım, arada eşe dosta rastladım filan.

Bir kere düşünce müthişti. Başta Beşiktaş Barbaros Meydanı ve diğer mekanlar, oldukça iyi seçilmiş, iyi düzenlenmişti bana sorarsanız. Fakat bunlardan önemlisi sergilenen işleri müthiş olmasıydı. Şimdi bunu söylemek için çok erken belki ama bu festival daha ilk seferinden çıtayı çok yükselttiği için ilerleyen senelerde (ki umarım çok çok uzun ömürlü olur) kendini nasıl aşacak, merakla bekliyor olacağım.


Öncelikle cep telefonları sayesinde herkesin bir şekilde fotoğrafçı olduğu günümüzde, belgesel fotoğrafın ne olup ne olmadığını çarpıcı örneklerle sergilemek oldukça iyi bir fikir gibi göründü bana. Bilmem siz ne düşünürsünüz. 

Evet, Barbaros Meydanı daha geniş kitlelere ulaşmak adına oldukça başarılı bir seçim. Sergi araçları olarak  konteyner kullanmak da atmosferi etkileyici kılan bir diğer unsur. Fakat festival buradan ibaret değildi. Demokrasi Meydanı ve Ortaköy'deki eski yetimhane de sergi alanları arasındaydı. Yetimhane'ye ben de ilk defa gittim, elbette başka zaman nasıl gideyim? Burası öyle metruk bir yer ki bina başlı başına fotoğraf.

Sergilenen işler çok iyiydi. Ayrıca üniversite yıllarımda fotoğraf adına pek çok şey öğrendiğim Aykan hocanın Metruk Kent projesi de sergilenenler arasındaydı:
Metruk Kent

Yetimhane
Pek tabi ki böyle ortamlara arkadaşlar olmadan gitmek olmaz. Burak ile gezdik burayı. Fotoğrafı da Eylem çekti:

Bakın sergiler filan gene bi nebze her yerde olabilen şeyler. Böyle festivallerin en önemli olaylarından birisi ise söyleşilerdir. Tahir Ün de söyleşiye gelmişti:

Eşe dosta rastlamak da güzeldir elbette. Şınaylar, Onurlar filan.

"Ustalalarla söyleşiler" kuşağı ise daha bir başka. Konuşmacılardan birisi de yaşayan fotoğraf efsanelerinden Seiji Kurata. Ben tabi Japonca biliyor olmanın da bana verdiği yetkiye dayanarak söyleşi sonrası yanlayıp muhabbet açtım.
Seiji Kurata ile fotoğraf çektirmek herkese nasip olmaz.
Zaten bu söyleşi festivalin son etkinliğiydi. Sonrasında kapanış töreni oldu ve şimdiden gelecek seneyi beklemeye koyulduk diyebilirim.

Sergilenen işlere dönecek olursam, benim favorilerimden birisi meydanda sergilenen Michael Ackerman'ın "Zamanın Sonundaki Şehir" adlı projesi. Öyle çarpıcı fotoğraflar vardı ki.

Etkilendiğim diğer işlere ise şöyle bir değinecek olursam; Maxim Dondyuk, Murat Germen, Berge Arabian, Gökşin Varan ve tabi ki Willam Klein diyebilirim.

Son olarak Aykan Hocamın bir portresi ekleyeyim. Ortamda sergilenen fotoğraflardan çok etkilendim ki S/B çektim bunu. Gren filan da ekledim üstelik.
Aykan Özener
Bakalım ilerleyen senelerde Fotoistanbul nasıl devam edecek. 
Emeği geçenlere teşekkürler...

Yorumlar