Yeni Kamera: PEN E-P3

Selam blog. Malum, 2 yıldan fazla bir süredir Panasonic Lumix GF2 kullanıyordum ve Japonya'ya gittiğimden beri (Japonya'da almıştım çünkü) buraya eklediğim fotoğrafların hemen hepsi onunla çekilmişti.

Şimdiye kadar en uzun süre kullandığım kamera bu oldu sanırım. Kendi kit lensi ve 14mm f/2.5 pancake ile almıştım. Kit lensi pek keskin olmadığı için satıp, kısa süre önce aldığım 20mm f/1.7 lensi alana kadar uzunca bir süre 35mm eşdeğeri 28mm olarak sabit açı ile dolaşmıştım.

Neyse işte, nihayet yeni bir kamera alıyorum. Üzerine Panasonic 20mm f/1.7 lensi taktım hemen:


Çok tatlı icat. Lumix 20mm ile acayip uyumlu olduğunu düşünüyorum. Hemen İstiklal Caddesine inip netleme hızını filan test etmek için bir tur atayım dedim.


Netleme hızı çok iyi. Şimdiye kadar kullandığım en hızlı kamera olabilir. Dokunmatik ekran çözünürlüğü de emektar GF2'den üstün olduğu için baya hoşuma gitti.


Derken bu ufaklığa rastladım. Ablası paravanın yan tarafında akordeon ya da armonika çalıyordu, kendisi ise eline bi şişe oje almış neşe içerisinde paravanı boyamaktaydı:

Ama ne keyifliydi. benden ise hiç çekinmedi. böyle 1-2 dakika geçti. arada bana bakıyor, dönüp boyamaya devam ediyordu.

Ve evet, talihsizlik. Ufak bir kaza atlattı.

Yüzü asıldı. Şimdi ablası bunu görse ne diyecekti? dahası annesi-babası ne diyecekti? herhalde bu yüzden neşesi kaçmıştı.

Ablası sonra geldi, ama çok da kızmadı. silmeye çalıştı. dil konusunda pek anlaşamadık zaten, sonra ayrıldım oradan. Güzeldi, öyle "magic moment" bi andı benim için.

Sonracığıma işte, 1-2 fotoğraf daha çekip eve döneyim dedim.

Eh, PEN 3 güzel kamera tamam ama, bu demek değil ki GF2'yi artık kullanmayacağım. Geçen Ortaköy'e gittiğimde bir uzun pozlama çektim mesela, bu da burada kalsın.

Öyle işte.

Yorumlar