Taşoz Adasından İzlenimler ve Fotoğraflar

Bir önceki yazımda Taşoz Adası’na tam olarak niye gittiğimizi ve neler yaptığımızı anlatmaya çalıştım. Bu yazıyı ayrı tutmamın amacı ise, projeden bağımsız olarak ada hakkındaki gözlemlerimi ve bir kaç tane de fotoğrafı paylaşmak.

Ya arkadaşlar, şu ortamın olduğu yerde ne ayrımcılığı, ne savaşı olur bir bakar mısınız ya?


Neyse, gözüme çarpanları kısaca yazıyorum:

  • Önceki yazımda da bahseder gibi olmuştum, ada son derece huzur dolu ve dost canlısı insanlarla dolu. Barışçıl bir ortam yani, ayrımcılık filan yok. Herkes istediği gibi takılıyor.
  • Bütün Yunan coğrafyasını mı kapsıyor bilmem ama burada çay kültürü yok. Varsa yoksa kahve. Kahve ama yaz mevsimi olduğu için frappe kahvesi. Köy kahvehanesine gitseniz yine buzlu frappe geliyor. Marketlerde satılıyor filan.
  • Biz proje süresince Hotel Akti’de kaldık. Lüks bir otel olmadığı kesin, hatta bazı odalarda internet bile çekmiyor. Ama sırf otelin işletmeci çifti Yiannis ve Eleni için orada kalırdım. Öyle sevecen insanlar ki. Mesela benim ayağıma deniz kestanesi battı da Yiannis işi gücü bırakıp geldi, bizzat kendisi çıkardı. :( Ama illa isterseniz, adanın arka koylarında büyük tesisler de görmüştüm.
  • Şehrin tepesinde antik tiyatro var. Oraya çıkıp şehre bir bakın. Gerçi biz gittiğimizde restorasyon vardı, bakalım ne zaman biterse… En azından manzarası iyi.
  • Ada etrafında tekne turuna çıkacaksanız, bütün adayı gezen turlara binmeyin. Bir süre sonra inanılmaz sıkıcı oluyor. Yarım ada turu olsun, ama daha çok deniz molası olsun.
  • Adada bisiklet ve motosiklet kullanımı çok yaygın. Çok iyi bisikletler kiralayabileceğiniz yerler de var üstelik. Kallavi enduro’lardan tutun da, 50 CC’lik ufaklıklara kadar motosikletler geziyor merkezde. Elektrikli bisiklet hiç yok. Bir ara adaya yerleşip ticaretine başlasam mı ki acaba diye düşünmedim değil…
  • Ayrıca gerek motosiklet, gerek araba sürücüleri yayalara karşı inanılmaz kibar. 20 metre öteden yol veriyorlar arkadaşlar. Yol babanızın malıymış gibi yürüyebilirsiniz!
  • Siesta kültürü kesinlikle çok etkili. Öğle 2-6 arası sokaklar tenhalaşıyor. Bazı restoran ve kafeler kapanıyor. Hatta polis merkezinde bile panjurları yarıya kadar indiriyorlar. O derece raad memleket. Kimse sieastasından ödün vermiyor.
  • Plajlarda şezlonglar ücretsiz. Ancak dışarıdan içecek alıp getirmeyin bir zamhet. Adamlar zaten orada sattığı biradan, kahveden kazanıyor. Market fiyatından bir tık pahalı sadece.
  • Geceleri kumsalda içki içmenize de kimse bir şey demiyor. O zaman isterseniz şezlonglarda yatıp sabahlayabilirsiniz bile. Ancak içki satılan yerler en geç gece 1’de kapanıyor. Tavsiyem gündüzden stok yapın. Ayrıca plajlarda gece denize girmek de keyifli oluyor.
  • Hediyelik eşya için uzun bir cadde var. İstediğiniz her şeyi bulabilirsiniz muhtemelen. Ama ilk gördüğünüz dükkandan hemen almayın. Biraz daha dolaşırsanız daha ucuzunu bulabilirsiniz. Yaşanmış hikayeden alıntıdır.
  • Esnafın çoğu iyi-kötü İngilizce biliyor. Aç kalmaz, derdinizi anlatabilirsiniz. Bilmeyenleri de yardım etmeye çalışıyor bi şekilde. Merak etmeyin yani.
  • Son zamanlarda Türk turist sayısı artmış. Oteldeki Yiannis, "Hayırdır yaw vize mi kalktı" diye sordu bize. Siz düşünün. Etrafınızda Türk plakalı kodaman araçları görebilirsiniz. Özellikle haftasonu.
  • Ee, hep öyle kumsal olmaz. Nerede ter atacak bu gençlik derseniz, yüksek sesle müzik çalınan gece kulüpleri de var. Biz son gece partisini onlardan birinde yaptık. Keşke daha önce keşfetseydik diyoruz. Birilerine sorun, yardım ederler bulmanıza.
  • Son olarak, adanın tarihine dair bilgiler edinmek için çeşitli kaynaklar da var diye eklemek isterim. Bizim proje dahilinde yetkili bir bey amca gelip sunum yapmıştı. Vaktinde Atinalılar ile Spartalılar arasında önemli bir noktaymış. Su ve mermer kaynaklarının yanı sıra çeşitli madenlere de ev sahipliği yapıyormuş. Bu amca ada hakkında kitap da çıkarmış, 10 Euro’ya satıyordu.
Fotoğrafları ise ortaya karışık bırakıyorum buraya. Genelde kötü ışık şartlarında çekildi ama goygoy yapmaktan düzgün saatlerde fotoğraf çekmiyordum. O yüzden çok paylaşmıyorum aslında, bunlar yine iyi olanlar.



















Ayrıca, ekipman desteği için sevgili arkadaşım Melih Yılmaz’a çok teşekkürler. :)

Yorumlar