Çanakkale Boğazında Gün Doğarken

Selam blog. 

Hem baharın gelişini kutlamak, hem de benim epeydir aklımda olan bir şeyi yapmak için Kilitbahir’de yaptığımız kamptan bahsedeceğim. Yani düşümdüm ki, güneş hep karşıdan batıyor, iyi hoş ama biz Çanakkale'de güneşin doğuşunu hiç izleyemiyoruz. Bunun için de en erken feribotla bile geçsen sen tepeye çıkana kadar güneş doğar zaten. O yüzden 2 arkadaşa da durumu çıtlatınca hep beraber kampa gitmeye karar verdik.

Yazı olayını kısa kesiyorum. Fotoğraftakiler bizim bölümden Ozan ve Osman. Muhabbetlerini sevdiğim kafa adamlardır. Kamp fikrini ortaya atınca hemen kabul ettiler. Tepeye çıktık.


Osman ve Ozan manzaranın tadını çıkarırken.
Ben de hazır manzara dahilinde batmakta olan güneşin az da olsa kırıntıları varken, bir panaroma çekip bütün boğazı bağlayayım dedim:

Ancak daha fazla fotoğraf çekmeden önce çadırı, çantayı götürüp sistemi kurmuş olmalıydık. Benim de ilk defa gittiğim rotalar izleyip güzel bir düzlük bulduk ağaçlar arasında:

Böyle bir yol vardı işte. Ben dikey fotoğraf çekmeyi hiç sevmem aslında ama bu yol için çektim:

Sonra hava kararmaya başladı. Ben bir yandan fotoğraf çekiyorum. Ozan ve Osman da kamp ateşi yakmak için çalı çırpı topluyorlar. O sırada alacakaranlık çökmeye başlıyor:

Ateşi yakıp karnımızı doyuruyoruz hem de ısınıyoruz. Yani en azından ben öyle yapıyorum:
Aç ayı oynamaz arkadaşlar.
Karnımızı doyurduktan sonra, iki üstteki fotoğrafı çektiğim yere doğru gidip manzaraya bakarak muhabbet ediyoruz. Öyle hayat filan. O sıra Çanakkalenin üzerinde bulut varmış meğer. Arasından Ay sıyrılınca fark ettik. Manzara daha da güzel oldu:

Sonra laf lafı açtı, gece yarısı oldu filan. Herkes çadırına çekildi ve uyuduk. Ama bu kampın amacı temelde Çanakkale üzerinden güneşin doğuşunu çekmekti. Bu da benim çok erkenden kalkmam gerektiği anlamına geliyordu.

Henüz güneş doğmadan kalkıp sabah ayazını yüzüme yer yemez ayıldım ve boğazı görebileceğim bir açıklığa çıktım. İşte günün ilk ışıkları henüz gökyüzünü aydınlatmaya başlamıştı:

Çok geçmeden tepenin ardından güneş yüzünü gösterdi:

Ve biraz daha yükselince bu fotoğrafı da çekip kamp alanına dönmeye koyuldum. Bakın, işte:

Sonra da kamp alanına dönerken kır çiçeklerine vuran sabah ışığını fark ettim:


Sonra ahali uyandı, kalkıp kahvaltımızı ettik ve çadırı çantayı topladık. Bu fotoğraf, kamp alanının biraz yukarısında bulunan bir ağaca ait. Sabahın ilk ışıklarıyla o da güzel göründü gözüme.

Bu da böyle bir tecrübe oldu bize. Güzeldi. Güzeldir tabi Kilitbahir.

Yorumlar