Efes Pilsen Blues Festival Çanakkale'de

Bu sene 21.si düzenlenen Efes Pilsen Blues Festival’in Çanakkale ayağında yine büyük coşku vardı. Yani, bu ekip nereye gitse orada coşku olacaktır zaten ama sadece Çanakkale’dekine katılabildiğim için böyle dedim. Mümkün mertebe ön sıralarda takılmaya çalışarak bu fotoğrafları çektim.


Samuel James


Samuel James tam bir Amerikalı. 10 metre öteden görseniz tanırsınız yani. Ama sempatik adam. Sanıyorum festival kapsamında şimdiye kadar gittiği şehirlerde Türkçe namına bir tek “nasılsiniz?” demeyi öğrenmiş, zira her şarkıdan sonra dinleyiciye “nasılsiniz? (evet, aynen bu şekilde)” diye soruyordu.




Yetenekli adam. Çatır çatır çaldı. Ben o sıralar henüz konser atmosferine alışmaya çalışıyordum ki sadece 3-5 tane böyle fotoğraf çektim. Haa unutmadan, bi de alkışlardan sonra “teşekkirler” diyordu.


Senelerdir bu böyle oldu sanırsam, ilk olarak tek bir kişi çıkıyordu. Akustik gitar, mızıka filan kendi başına takılıyordu. Ondan sonra ise gruplar çıkıyordu. Bu kez de böyle oldu ve sahnede Mitch Woods & His Rocket 88s vardı.






Diyaframı kısmayı da çok sevmeyen birisi olduğum için, hareketleri çok iyi yakalayamadığımı düşünüp fotoğrafları daha dinamik kılmak için böyle çok çeşitli kadrajlar deniyordum.









O şarkı bu şarkı derken (işin açığı çaldıkları şarkıları bilmiyorum) Mitch Woods ve Ekibi de yavaş yavaş performanslarının sonuna gelmişlerdi ve sahne boşalmıştı. Biz de oksijen (kimileri nikotin) almak için bi dışarı çıkalım dedik. Biz dışarıdayken Kenny Neal ve ekibi de sahnede yerini almış, ilk şarkıya başlamışlardı. Hemen sahne önündeki yerimize doğru yöneldik.



Kenny Neal
Kenny Neal da acayip hareketli ve enerjik bir insan. 




Neal abi şarkı aralarında muhabbet de ediyordu, bi ara ben buraya ailemle geldim filan dedi. Sonra açıkladı, meğer adam çoluk çocuk, yeğen meğen ne varsa toplamış, grupta çalan diğerleri hep bunun aile. Bu gece kızım da aramızda dedi, ve hanımefendiyi sahneye çağırdı:







Hemen sonra ise, klavyedeki (iki tane klavye vardı aslında, farkları neydi bilmiyorum) Yeğen Neal gitarı eline alıp sahneyi devraldı:





Öyle oldu böyle oldu derken, son bir kaç şarkı boyunca çekim yapmayı bıraktım. Konserin keyfini çıkarmak benim de hakkımdı, değil mi ama?



Velhasıl, eğlendirirken kendi de eğlenmesini bilen adamlara saygı duyuyorum. Efes Pilsen Blues Festivali tam da bu kafada insanların geldiği etkinlikler zinciriydi. Gelen kitlenin önemli bir çoğunluğu müzisyenleri daha önce muhtemelen hiç dinlememiş de olsa konser alanında pürneşe şarkılara eşlik edebiliyordu. Ne güzel şeydin sen Efes Blues Fest... ah.

Yorumlar